Cherreads

Chapter 11 - bölüm 11 : çatışmanın ilk adımları. arc 1 : Arc'a ottomana

Murat ve arielle nicholas tarafından hızla uyandırıldı ve daha kahvaltı bile edemeden nicholas'ın portalı ile etrafta kimsenin olmadığı bir bina'nın önüne getirildiler. Daha sonrasında aynısını sineme de yapan nicholas hızla çocukları ayılttı ve konuşmaya başladı. Oldukça ciddi ve görrev bilinci yerinde bir tonla şöyle dedi :

Nicholas : evet çocuklar... o hazırlandığımız gün geldi ve çattı. Yunan masonları bizim karşımızda olacak ancak biz de yanlız değiliz. Yanımıza ana merkezden birisini çağırmayı başardım. Kendisi sancaktepe illuminati genel müdürü. Bu süreçte bizimle olacak. Ayrıca yunanlara karşı illuminati türkiye'yi harekete geçirmiş. Tek yapmamız gereken tarihi eşyalar ve destek buraya ulaşana kadar dayanmak.

Daha sonra arielle nicholas bitirince direkt söze girdi ve düşünceli bir tonda konuştu

Arielle : yani... görevimiz ölmemek. Doğru muyum ?

Nicholas : aynen öyle arielle. Neyse, müdür gelsin, görev dağılımını yaparız. Bu arada sinem hepimiz için simya karışımlarını hazırlamıştı. Onları çıkar bi

Nicholas bunu dedikten sonra sinem çantasını açtı ve simya ile ürettiği formül ve araçları murat'ın eline yığmaya başladı ve daha sonra şöyle dedi

Sinem : murat, bu plandaki kilit kişi sensin. Bu yüzden kendini koruman için pek çok simya karışımı yaptım. Hepsinin işlevi üstünde yazıyor ve unutma, hepsi tek kullanımlık.

Murat hızla gelişen olaylar karşısında sadece sessizce başını sallayabildi ve sakince ellerini sarı saçları arasından geçirdi.

Nicholas saate baktı ve "geldi" dedi. Bu sırada binanın dış kapısı açıldı. İçeriden siyah saçli ve kısa siyah sakallı, hafif esmer ve biraz kilolu bir adam çıktı. Bariz şekilde bir aile babası olabilecek kadar büyüktü. Murat ise bu adamı hemen tanıdı.

Bu adam, aslında muratın sürekli videolarını izlediği bir bilim kanalının sahibi Ayhan hocaydı. Murat herşeyin üstüne bir an duraksadı ve hayatı sorguladı. Ayhan hoca kanalında kendisine gelen kötü yorumlara şaka amaçlı şekilde illuminati bağlantılı olduğu şeklinde cevap veriyordu ve bu zaten murat'ın bildiği bir şeydi.

Ama bu şaka amaçlı yazılan cevabın gerçek çıkması onu gerçekten şok etmişti. Murat bir süre sadece etrafa boş boş baktı ve Ayhan hoca murat'ı işaret ederek "o iyi mi ?" Diye sordu nicholas'a. Nicholas ise "sanırım bir şeye şaşırdı" diye cevap verdi. Sonrasında Ayhan hoca, murat'a dönerek "evlat, iyi misin ?" Diye sordu. Murat sonunda şoktan çıktı ve cevap verdi

Murat : şey... hocam. Kanalını severek izliyordum ve o illuminati şakalarını tabiki bütun izleyicilerin gibi biliyorum. Ama bu şakanın gerçek olması en beklemediğim şeydi. Direkt en beklemediğim şey

Bunları duyduktan sonra ayhan hoca hafifçe güldü ve "ah, anlıyorum. Demek öyle. İtiraf ediyim bu sözler asıl bana süpriz oldu. Yani kanaldaki cahilleri trollemek için söylüyorum evet ama şaka gibi gösterdiğim için sıkıntı yok" dedi.

Bu sırada ayhan hoca çatışma ile ilgili bir not defteri çıkardı. O andan sonra çatışmanın ayak sesleri ortama tekrar hakim olurken ayhan hoca "nicholas, sen arielle'i al ve sinem de benimle gelecek. Murat'a gelirsek, o zayıf gözüken yem olacak. Plan içinde plan kuracağız ve onları murat'ı savunan kimse olmamasına karşın gereksiz hamle ve zaman kaybına itmiş olacağız" dedi.

Daha sonra devam etti "aldığım verilere göre yunan masonlar şuan gümbür gümbür geliyorlar ve ilk olarak 1453'deki istanbul surlarında olacaklar."

İki söz arasında nefes alırken murat "peki ben nerede olacağım?" Diye sordu. Rolü kilit olduğu için bunu doğal olarak bilmek istiyordu. ve murat'In soru sorması ile arielle'in cevaplaması bir oldu. arielle ona "sen varlığın ile onlara zaman kaybettireceksin. tek görevin var : ölmemek" dedi

murat buna darılmış olsa da arielle haklıydı. sonuçta yapması gereken tek şey ölmemekti. bu sırada ayhan hoca'nın ağzından birkaç kilit sözcük döküldü "ayrıca bana kırılmış bir şifre getirdiler. şifre ise 1 kelime. 'chronos' yani... kronos." 

nicholas bu sözlerden sonra şaşkınlığını gizleyemeden, kendisinde pek görülmeyen biçimde söze atladı "yani... mitolojideki meşhur titan. zamanı kontrol etme gücü olan o varlık" 

herkes mesajı almıştı. desteğe gelenler arasında kronos'un gücünü kullanan birisi de olacaktı ve bu zaten kötü ve zorlu olan durumu daha da kötü yapıyordu çünkü zaten hali hazırda sahada olan yunan masonları oldukça zorlu rakipler iken, bir de yunanların muhtemel en güçlülerden birisini sahaya sürmesi çok kötüydü. ama sonuçta illuminati türkiye kanadı da destek gönderdiği için bunun dengeleceği umud edilebilirdi.

ayrıca ayhan hoca sonradan "nicholas sen sinem'i de yanına al ben kendim idare ederim merak etme. çocuğu boşa riske atamam" dedi. ve bu mantıklıydı çünkü ayhan hoca'nın hiçbir doğaüstü gücü yoktu. bu yüzden karşılaştığı kişileri zeka ve strateji ile yenmek zorundaydı

 bir süre daha tartıştıktan ve planlama yaptıktan sonra, herkes plana sadık kalıp kendi tarafına doğru gitti. 

*****

nicholas, arielle ve sinem ile beraber tarihi surların olduğu yere doğru yürüyordu. o yola bakarken ise öğrencileri etrafı kolaçan ediyor ve yunan masonlara karşı tetikte duruyordu daha sonrasında ise amara ve konstantin'i kalabalık arasında gördüler. hem de imkansız bir sürede. o kadar kırık nasıl 1 hafta içinde iyileşmişti ? bu tıbben ve mantıken tamamen imkansızdı ve anlaşılan bir doğaüstü gücün ürünüydü. ayrıca yanlarında 3. bir kişi daha vardı. ona "aias" diye seslendiklerini duyabiliyorlardı ve aias oldukça iri bir çocuktu ve yaşına göre oldukça kalıplıydı ve olası bir çatışmada fiziksel oalrak onunla ancak nicholas başa çıkabilirdi. 

daha sonrasında tuhaf bir şey oldu. yunanlar rasgele dolaşmaya başladı. nicholas, arielle ve sinem bunun bir planın parçası olduğunu düşünüp onları takip etti. bir süre sonra yunanların bir vapura bindiğini gördü, karşı yakaya geçeceklerdi. anormal bir durum olsa da takip devam etti, onlarla aralarında mesafe koyarak aynı vapura bindiler ve indiler. ama vapurdan indikten sonra otobüse bindiler. yunanlar binse de nicholas arielle ve sinem onlarayetişememişti ama nicholas otobüsün nereye çıkacağını görmüştü. o yüzden çocukları tenhaya çekti ve açtığı bir portal ile üçünü de otobüsün gideceği yere ışınladı ve daha sonra beklemeye başladılar. yunan masonlarına pusu kuracaklardı. şehirin uzak ve sessiz bir yakasında, ana caddede onları oraya çekecek tuzak bir portal ile tuzak kurdular ve beklemeye başladılar

nicholas onların ineceği durağa portal açmıştı çünkü o kalabalıkta kimse onların kaybolduğunu farketmeyecekti ve farketse bile umursamayacaktı. ve bir sonsuzlukmuş gibi gelen bekleyişin ardından sonunda otobüs geldi ve herkes inmeye başladı. ve nihayet av olacak olan üçlü de öyle. amara, konstantin ,aias. üçü de tuzağın farkında olmadan otobüsün dışına ilk adımlarını aynı anda attılar. ama tuzak zaten ilk adımda değil ikinci adımdaydı, ve ikinci adımlarını attıkları anda portalın içine düştüler. amara ve konstantin bunu daha önce yaşamış olsa da aias bunu daha önce yaşamadığı için büyük bir gerilim hissetti. ve 3 genç tenha ve kimsenin olmadığı bir yerde portaldan çıkmış hale buldualr kendilerini. portaldan çıktıklarında ise nicholas'ın kasıtlı tercihi yüzünden 1 metre düştüler. ve o anda etrafları sarıldı, kilide alındılar. nicholas aias'ı boyun kilidine alıd sinem konstantin'in güçlerini kısıtladı ve arielle amara'yı kendi içindeki olumsuzluklar ile sardı. 

ama buna rağmen hiçbiri korkmamıştı ve hatta korkunun izi bir yoktu. sadece... gülüyorlardı. zafer kazanmış gibi gülüyorlardı

More Chapters