Murat istese de istemese de kendisine atanmış olan kısma gitti.
Nihilia bir tesiste tutuluyordu. Tesisin içini nicholas gibi ustalar korurken dış tarafı yani tesisin kapılarını ve dış kısmını murat gibi öğrenciler koruyordu
Murat önce etrafına şöyle bir baktı, etraftan herhangi bir kişinin ve özellikle de bir nihilist'in geçmediğinden emin oldu
Bundan emin olduktan sonra başını çevirdi ve aynı şekilde atandığı ekibe şöyle bir baktı
Amara'nın ekipte olması zaten başlı başına bir şeyken 2 tane daha tanımadığı çocuk vardı.
Kahretsin, gerçekten bu mu ? Murat o an bütün yaratılışın kendisi ile dalga geçtiğine emindi. Buna şu an da kesin gözü ile bakıyordu
Ama öte yandan ekip arasında gerçekten büyük bir soğukluk vardı. Bu samimiyetsiz ortam'ın inatlaşmaya neden olabileceğini düşündüğü için murat tüm ekip ile bunu çözecek bir yöntemi kullanmayı amaçlıyordu
Murat sıradan bir lise yerine meslek lisesine gittiği için elbette bazı teknik şeyleri de ögğrenmişti. O şeylerden birisi de bu tarz ortamları yumuşatmak için kullanılan bir yöntemdi. Daha doğrusu bu konuda kullanılan bir çeşit oyun
İcebreaker
Bu sayede bir noktada bu buz kesmiş ve konuşmadan uzak ortamı bozmayı düşündü. Ve ortamdaki mutlak ve büyük sessizliği sonunda bozmaya karar verip konuştu
Murat : dostlar, biraz soğuk değil miyiz ? Hani nihilistler falan tamam ama bunu böyle yapamayız ki. Birbirimizi tanımadan nasıl gerçekten sinerjik şekilde çalışabiliriz ?
Amara : ah... bunu söylediğime inanamıyorum ama o haklı. Birbirimizi biraz da olsa tanımadan gerçek bir ekip işi yapamayız. Ekip içi yabancılık çalışmanın önüne geçer
Diğer ikisi de başlarını salladı ve kendilerini tanıttılar. Sarı saçlı ve mavi gözlü olanın ismi Lars. İsveç'liydi ve illuminati'nin iskandinavya koluna bağlıydı. Diğer çocuk ise daha esmerdi ve bir göz bandi taktığı için sadece 1 gözü görünüyordu ismi Sergio idi ve meksika'lıydı.
Murat ve amara da kendilerini tanıttıktan sonra grup icebreakers oynamaya başladı ve ilk şey amara'dan geldi
Amara : söylediklerimden ikisi doğru biri yalan. Bir, ben atina'da yaşıyorum. İki, babam mason kökenli. Üç, daha önce çin'e tatile gittim
Sergio : 3.'sü yalan.
Amara bur an duraksadı. İşte bunu gerçekten beklemiyordu
Amara : sergio, bunu nasıl bu kadar hızlı bildin!
Sergio : doğaüstü gücüm yüzünden
Sergio bunu dedikten sonra göz bandını kaldırdı. Göz bandı ile gizlediği sağ gözünde tuhaf bir desen vardı. Bir büyüteç misali. Ayrıca gözünün rengi daha farklıydı. Doğada bulması imkansız, yapay bir mavi ile parlıyordu. Ve sergio hemen şunu söyledi "eye of the truth" ve ardından ekledi "etrafımda olup bitenleri ve gerçekleri filtresiz şekilde görebilme yeteneği. Göz bandı bunu engellemiyor ancak gözüm tuhaf göründüğü için anlaşılabileceği üzere onu gizlemem gerekiyor. Tek kötü yanı gözüm daha hassas ve eğer zarar görürse gücüm bulanmaya başlıyor"
Diğlerleri sergio'ya şok içinde baktılar. Bu şey gerçekten de bilgi toplamak ve şuanda giriş çıkışları denetlemek için harika olabilecek bir güçtü.
Ve sergio vakasından sonra konu ice breakers'dan çıktı ve doğaüstü güçlere kaydı. En azından hepsi ortak paydada oldukları ve konuşabilecekleri bir şey bulmuşlardı. Bu durumda bu bile bir şeydi ve en azından güçlerini paylaşmaları sinerji açısından önemliydi. Hele ki böyle bir durumda
Sergio : peki amara senin doğaüstü gücün ne ?
Amara : benimkisi biraz karışık. Kendi felsefemden geliyor. Ama en basit tabiri ile kontrol kurma ve ölümü silah olarak kullanabilme yeteneği
Murat ve sergio şok içinde bakarken lars adeta ölüm'ün yüzüne gülüyordu. Diğer üçü aynı anda ona "bunun nesi komik" diye sordular. Ancak lars'ın cevabı bir o kadar manidar oldu
Lars : benimkisi bunun tam tersi. Asla ölmeyen, ölse bile küllerinden yeniden doğan efsanevi anka kuşu'nun güçlerine sahibim. Mitolojik kökeni olan o efsanevi doğaüstü güç. Tüm nesillerde en az bir kullanıcısı olan. Bu nesildede kullanıcısı benim
Murat ve amara kafaları karışmış şekillerde ona baktılar. İkiside bir doğaüstü gücü farklı zamanlarda birden fazla kullanıcıya sahip olabileceğini biliyordu ama bu cidden tuhaftı. Tüm nesillerde kullanıcısk olan doğaüstü güç
Lars : evet, tuhaf değil mi ? Ama öyle. Dürüst olmak gerekirse bu güç hakkında bende çok şey bilmiyorum. Nasıl nesiller arası geçiş yapıyor veya neye göre adam seçiyor bende bilmiyorum. Ama bildiğim 3 şey var. Ateş ile iyileşebiliyorum ve ateşe bağşıklılığım var, ateş manipilasyonu yapabiliyorum ve öldüğümde küllerimden tekrar yanıp geri diriliyorum
Murat : kabul etmek gerek ki... bu harbiden çok güçlü bir şey. Mesela üstüne rum ateşi atsalar senin için sorun olmaz hatta onların zararına olur
Murat bunları derken el altından amara'ya laf çakıyordu. Bir noktada da gizlice onu dürttü
Sergio : ama benim asıl merak ettiğim şu, maden öldüğünde diriliyorsun, öldükten sonrasıni gördün demektir. Yani ben bu konudaki doğru bilgiyi arıyorum. Ölüm sonrası konusunda hangi söylenilen şey gerçek ? Anlat bize lars
Lars : korkarım ki bunu anlatamam. İnsanoğlu daha bu sorunun cevabını bilmeye hazır değil, daha o kadar gelişmedik
Amara : hadi ama, o kadar medeni bir insan olduğuma eminim
Lars : dostlar... böyle büyük bir şeyi çok hafife almıyor muyuz ? İnsanoğlu olarak bu kadar çok korktuğumuz bir şeyi neden böyle karşılıyoruz sizce ? İnanın bana büyük bir nedeni var ve insanlık buna daha hazır değil. Hem onu geçtim murat hala doğaüstü gücünü söylemedi bize. Murat, senin doğaüstü gücün ne ?
Murat : güç manüpülasyonu. En basit tabiri ile herhangi bir şekilde güç kullanarak herhangi bir aksiyomu gerçekleştirebilme yeteneği
Ve işte o an hepsi sadece sustu. Büyük bir şaşkınlık ve atlatılması gereken bir şokla. Ama murat işlerin bu kadar basit olmadığını anlatmak istediği için devam etti
Murat : ama korkarım ki hiçbir şey bu kadar basit değil. Gücüm çok fazla olduğu için tam potansiyelinde kullanamıyorum ve onu orjinal halinden çok çok daha zayıf formlara bölerek kullanma. Gerekiyor. Ayrıca bu güce sahip olduğum için bir düalite halindeyim. Yani ya bu gücü kullanmayı öğrenip efsane olacağım yada gücümün altında ezilerek tarih dediğimiz bu uçsuz bucaksız alemle tozlu raflar arasındaki yerimi alacağım
Sergio murat'ın sözlerini kendi güçleri ile doğruluk süzgecinden geçirdi ve "doğru söylüyor" dedi. Daha sonra konuşmaları nihilizm'e kaydı
Lars : peki, biz anlam ve önemi savunuyoruz. Peki ya nihilizm ? Yani neyi savunuyor ?
Amara : anlamsızlık ve anlamın yokluğu. Bir nevi varlığın tam tersi
Sergio : ama bir şey yok olamaz ki. Yokluk dediğin şey var olamaz. Bu bir paradoks sonuçta yokluk bahsedebildiğimiz bir şey ise var demektir. Yani yok olma olamaz. Çünkü yokluk dediğin şey yoktur. Dediğim gibi bi bir paradoks çünkü
Murat : belki de mutlak yokluk değil ama anlamın yokluğudur ? Sonuçta yok dediğin şey bir şeyin orada olmaması. Mesela amara burada değil mi ? Burada olmasaydı da evinde olsaydı amara için burada yok diyebilirdik. İşte bence bu da anlamın olmadığı bir şeye çıkıyor. Mutlak yokluk var olamaz ise belki de konuşmamız gereken asıl şey anlam'ın yokluğu olmalıdır
Tam da bu sırrada sergio sohbeti bozdu
Sergio : ÇABUK SOHBETİ KESİN KARŞIMIZDA BİR NİHİLİST VAR. TAM KARŞIDA! ŞU SAĞIMIZDAKI ÇALININ ORADA.
******
Author : arcana historia geciktiği için üzgünüm. Ancak 2. Bir kitap daha yazmaya başladığım için arcana historia gecikti. 2 kitap yazmak çok zahmetli ama elimden geldiğince haftada 3 bölüm yapmaya çalışacağım. Bazı haftalar 3 bazı haftalar 2 bölüm gelecek. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler. Ayrıca diğer kitabımi da okumayı unutmayın. İsmi ; Gorgeus's tragedea
