Cherreads

BALO

Simsiyah saçlarım ve yeşil gözlerim vardı. Üstümde siyah renkli göğüs dekoltesi olan şık bir elbise vardı. Elbise ince belimi sarmalamiş ve dolgun göğüslerimi ortaya çıkarmıştı. Siyah eldivenler takmıştım ve siyah topuklu ayakkabı giyiyordum. Elmas kolye ve küpeler takiyordum

Bir elimde bir bardak vardı. Bardağın içinde pahalı bir kırmızı şarap vardi. Cemniyetin düzenlediği bir balodaydim. Etrafim birçok mafya patronu ile sarılmıştı. Hepsi benimle sohbet etmeye çalışıyor fikir almaya hatta yürümeye bile çalışıyorlardı.

Bu tepkilere alışıktım. Sonuçta ben sosyetenin gülüydüm. Bana zehirli çiçek derlerdi. Dünyaya hükmeden bir cemniyet vardı. İsmi Gölge'idi. Bu cemniyet 13 kurucu aileden oluşuyordu. Ben bu kurucu ailelerden birinin kiziydim. Küçüklükten beri hep şımartılmıştım. Ne istersen alınmıştı. Bir dediğim iki edilmemişti. Etrafim hep lüks içindeydi. En pahalı en kaliteli şeyler giyer ve yerdim.

Şuan cemniyetin cemniyete yeni katilan 10 mafya ailesi için bir balo düzenlemişti. Baloda birçok ünlü isim vardı. Müzisyenler,futbolcular,bilim insanları,mafya patronları, devlet başkanları. Bende ailemi temsil etmek için burdaydim. Etrafımda toplanmış adamları dinliyordum.

Bana sosyetenin gülü denmesinin birçok sebebi vardı. İlki cemniyetin kurucu aileleri arasında tek kız çocuğu bendim. Diğer ailelerdeki tüm çocuklar erkekti ve bu beni değerli yapıyordu. İkincisi gül gibi kokuyordum. Kullandığım bakım ürünleri, şampuanlar, duş jelleri hepsi gül aromaliydi. Etrafa seksi ve hoş bir gül kokusu yayiyordum

Önümdeki siyah saçlı, uzun boylu mafyaya baktım. Cemniyete hiyerarşi vardı ve bu adam orta siniftaydi. Bense en üst sınıftaydım. "Hmm öyle mi?" Dedim ve bakışlarımı yüzünde gezdirdim. Adam yutkundu ve konuştu. "Evet, bir sonraki toplantıda yeni çıkan uyuşturucuyu tanıtmayı planlıyoruz" dedi.

Gözlerini yüzümde tutmaya çalışıyordu ama goguslerimden ayiramiyordu. Bana gül denmesinin üçüncü sebebi ise tehlikeliydim. Bir gül gibi insanları kendime çekiyor ama dileklerimi onlara batiriyordum.

Şarabımdan bir yudum aldım ve konuştum "mantıklı bir karar. Satış oranı artacaktır ama dikkatli olun. Uyuşturucunun içeriğini çalmaya çalışabilirler." Dedim. Adam yutkundu ve konuştu "tabii dikkat edeceğiz" dedi

Şarabı yan taraftaki masaya koydum ve konuştum "izninle ben balkona gidiyorum" dedim. Balo salonu fazlasıyla genişti ve Roma dönemlerinde kalan bir saray gibiydi. Kırmızı renkli perdeler, altın işlemeler, tarihi eseler, mermerler... Hepsi tarihi bir hava uyandırıyordu. Balkona çıktım ve manzaraya baktım. Şehir manzarası çok şıktı. Yanıma gelen adama baktım.

Leonardo. En büyük dusmanimdi. Cemniyetteki kurucu ailelerden birinin varisiydi. Zeki ve kurnaz bir adamdı. Siyah bir takım elbise giymiş içine gri renkli bir gömlek giymişti. Siyah saçları ve siyah gözleri vardı. Çoğu kadının ıslak rüyalarını süsleyen bir erkekti ve çok sinir bozucu biriydi. Ne zaman bir iş yapmaya kalksam bir yerlerden çıkıyordu.

İç çektim ve konuştum "burda ne işin var?" Dedim ve soğuk gözlerle ona baktım. Onun yanındayken kurnaz, baştan çıkarıcı kadın tavrımı takinamiyordum. İkimizde çocukluktan beri birbirimizi taniyorduk. Benden 2 yaş büyüktü.

Leonardo sırıttı ve konuştu "seni özlediğim için geldim." Dedi. Onun bu yavsak tavrına göz devirdim. Benimle alay etmeye bayılıyordu. "Ben seni hiç özlemedim. O yüzden git" dedim. Omuz silkti ve konuştu "gitmiyecem" dedi

...

More Chapters