Cherreads

Chapter 6 - Bölüm 6

Enzo, üzgün bir şekilde diğer odaya doğru ilerlerken, Jack'e hafifçe el salladı. "Bol şans" sinyali, kelimeler olmadan dahi anlaşılmıştı; iki arkadaş arasında sessiz ama derin bir iletişim vardı. Enzo'nun adımlarındaki hayal kırıklığı ve Jack'in gözlerindeki kararlılık, sınavın sadece bir test değil, aynı zamanda karakterlerini ölçen bir durum olduğunu gösteriyordu.

Rick, Enzo'nun odadan çıkışını izlerken hafifçe kaşlarını kaldırdı ve ardından Jack'e döndü.

Rick: Şimdi havalı olan kişi gittiğine göre… sıra Jack'te.

Tam o sırada, salonda yankılanan güçlü bir ses Jack'in dikkatini çekti:

??? : BENCE SIRA BENDE OLSUN!?

Jack, sesin kaynağına hızlıca döndü ve karşısında yaklaşık iki metre boyunda, geniş omuzlu, devasa bir adam gördü. Adamın bakışı keskin ve saldırgandı, neredeyse taşları bile kırabilecekmiş gibi bir aura yayıyordu.

Rick: Peter Fitness… Sen en sondan ikinci olarak gelecektin.

Peter'in yüzünde iğrenç bir gülümseme belirdi, sanki çevresindekileri küçümser gibi:

Peter: Üzgünüm ama bu salakları bekleyecek kadar sabırlı değilim. Özellikle zayıf gözükenlere.

Jack, Peter'e bakarken içten içe titredi. Bu adam sadece fiziğiyle değil, tavırlarıyla da rakipleri üzerinde baskı kuruyordu. Michael, gözlerini kısarak durumu izledi ve gözetmen Rick'e bir işaret verdi.

Rick: İyi bakalım, geç öne.

Peter, Jack'in yanına gelirken adımlarının yarattığı toz bulutları etrafa yayılıyordu. Jack'i sertçe itti ve yoluna devam etti. Jack bir an duraksadı; Peter'in davranışının sadece kaba değil, aynı zamanda sınavın ruhunu test eden bir provokasyon olduğunu fark etti.

Michael, kısa bir işaretle gözetmeni uyardı:

Michael: Gözetmen, direk başlat süreyi.

Rick, kısa bir şaşkınlık yaşadı ama Michael'ın ısrarını görmezden gelemedi.

Rick: Başladı…

Rick'in "başladı" demesiyle birlikte Michael ellerini kaldırdı ve aniden alanın ortasında ağır bir basınç oluştu. Yer sanki kendi ağırlığını artırmış gibiydi; taşlar yere yapıştı, küçük parçalar hemen toza dönüştü.

Michael: Jüpiter Çekimi!

Taşın üzerinde oluşan baskı, sanki maddeyi anında gaz hâline getirmişti. Jack bir adım geri çekildi ve gözlerini açtı; bu basınç, sınavın sıradan olmadığını gösteriyordu.

Rick: (Şaşkın) Yok artık… İlk kez böyle bir şey görüyorum.

Jack, sessizce kendi kendine düşündü:

Jack: Demek sınavda böyle güçlü insanlar da var…

Michael, Rick'e döndü:

Michael: Gözetmen, kaç puan aldığımı söyler misiniz?

Rick'in yüzünde hafif bir tebessüm belirdi, ama gözleri ciddi:

Rick: Rekoru neredeyse kırıyordun, onu söyleyeyim sana. Arthur Violend taş kırma rekorunun sahibi. Tam olarak 00.25 saniyede taşı parçalamıştı.

Jack ve Peter yan yana bakarken Michael'ın başarısı tüm sınıfta hissedildi. Rick, Jack'e döndü:

Rick: Sen 00.32 saniyede kırdın. Yani 100 değil, keşke 200 puan verebilseydim.

Michael dudaklarını büzerek hafifçe başını salladı:

Michael: Tüh be…

Jack, önündeki duvarı gözleriyle taradı. Duvarın yüksekliği ve kalınlığı, bir engelden fazlasını temsil ediyordu; her bir tuğla, geçmişteki ustaların sınavlarından kalan bir miras gibiydi.

Jack: (Kendi kendine, sessiz) Sizi geçeceğim… dahiler.

Rose, Jack'in sessiz kararlılığını fark etti ve hafifçe gülümsedi:

Rose: (Sessiz) Demek senin amacın da dahileri ezmek…

Jack'in gözlerinde kararlılık ve hafif bir heyecan vardı. Bu sınav, sadece fiziksel yeteneklerini değil, aynı zamanda strateji, zeka ve cesaretini de ölçüyordu. Taşların ağırlığı, Michael'ın baskısı, Peter'in kaba tavırları… Hepsi Jack için birer prova, birer motivasyon kaynağıydı.

Jack derin bir nefes aldı ve duvarın önüne ilerledi. Her adımında ayaklarının altındaki taşların sesi yankılanıyor, nefesi kararlı bir şekilde havayı kesiyordu. Peter, Michael ve diğerleri onu izlerken Jack'in zihninde tek bir şey vardı: Sınavı geçmek, yeteneklerini göstermek ve dahilerin gölgesinde kaybolmamak.

More Chapters