Harpalyce saçlarını arkaya atıp, Hatishko'nun telefonunda hakkında yazılmış ne türlü saçmalık varsa hepsini mırıldanarak okudu.Atılan postlar, hikayeler yorumlar hepsi uydurmacadan ibaretti. Bir tanesinde şöyle diyordu. "Harpalyce, Alastor ile kumar oynarken hile yaptı" Başka bir yerde kendisinin sınıf arkadaşlarınin (kendisi okula gitmemişti, evde eğitim görmüştü) tarafından anlatıldığı bir yorum vardı. Hatishko ve Iposh'a yorumu gösterdi.
-Bakın benim hakkımda ne saçmalamışlar.
Hatishko ve Iposh telefonun içine girecek kadar yaklaştılar. Yorum, yine kendisi gibi saçma bir kullanıcı adı tarafından yazılmıştı. İddiaya göre Alastor, Harpalyce'ye bilerek yenilmişti.Harpalyce kahkaha patlattı.Bu kahkaha vapur,cam silme ,at ve eşek seslerinden oluşuyordu.Gülmekten dolayı yere düştü.Iposh ve Hatishko da kahkahalarına katıldı.En son Harpalyce düştüğü yerden kalktı.Gülmekten yüzü kızarmıştı.Saçlarını düzeltti.Hemen bu mükemmel,anlamlı yorumun altına ''Kaynak:Sinan Engin'in gür saçları '' yazdı.Hala gülüyorlardı.O sırada Alastor elinde melek kanatlarıyla içeri girdi.Servis ederken göz ucuyla parlak ekrana baktı.
-Bakıyorum da Veeler yine medyayı ayağı kaldırmış.
''Maalesef'' derken Harpalyce çatalı melek kanadına batırdı.Bir ısırık aldı.Bunun tadı güzelmiş,diyerek mırıldandı.Sonra aklına yeni gelmiş gibi:
-Bence Veelerin binasına gitmeliyiz.
Iposh ,arkadaşının ani kararlarına,bu kaotik tavırlarına alışmıştı.Ama başına bela almasından endişeleniyordu.
Kollarını göğsünde kavuşturarak,yargılayıcı bir tonda :
-Sonra senin ağzına sıçsınlar değil mi?
Harpalyce gülümsedi. Parmaklarını birleştirip ona baktı.Onun bu yargılayıcı tonuna alışmıştı.Sakince:
-Zaten sıçtıkları kadar sıçtılar.Şimdi bi' bok olmaz.
Alastor -orada direk gibi duruyordu- onlara baktı.Hafifçe eğildi.
''Bence'' dedi ''Bu harika olur,Hanımefendim.'
''Hanımefendim'' kelimesini bilerek söylemişti.Onu önemli biri gibi hissettirip onu manipüle etmeye çalışmıştı.
Harpalyce bunun farkına varmamıştı.Sözünü kesti:
-Sen sus.
Alastor başını salladı.
-Tamam.
Zorunlu olduğu için susmuştu.
Harpalyce elleri ile tatlıyı gösterdi.
-Tatlıyı bitirelim,sonra konuşuruz.
Hatishko ve Iposh başını salladı.Bir kaç saniye sonra Harpalyce ,gözleri hafifçe açılmış,tatlıyı yiyordu.Bakışlarından tatlıyı sevdiği anlaşılıyordu.
Xxxx
Alastor boş tabakları mutfağa götürdü.Kızlar yine yalnız kalmıştı.Harpalyce:
-Veelerin binasına gitmekten başka bir şeyimiz kalmadı.
Derin bir sessizlik oldu.Harpalyce bu tarz sessizliklerden hep nefret etmişti.Hatishko:
-Daha önce Iposh'un dediği gibi başımıza dert açmış oluruz.Ama gideceksen,biz de geliyoruz.
-Alastor.
Alastor hemen yanına geldi.
''Efendim,hanımefendim.''
Kahkaha attı.
Harpalyce'ye göre bu hiç komik değildi.Sakince:
''Cıvıtma.Komik değil.''
Sonra aklına gelmiş gibi ekledi.
-Arabayı hazırla, Veelerin binasına gidiyoruz.
Hatishko:
-Harpalyce,emin misin?
Harpalyce başını salladı.
''Her zamanki gibi''
Iposh burun köprüsünü sıktı.
-Harp,başına bir gün iş açmasan olmuyor değil mi?
Harpalyce cevap vermedi.Alastor'a döndü.
-Git,dediğimi yap.
Alastor durdu.Harpalyce'nin Veelerin başına bela olacağını biliyordu.Düşmanı ile yüzleşmekten bu yüzden kaçınmadı.Hemen başını salladı.Aşağıya,arabayı hazırlamaya gitti.Hatishko ,Iposh ve Harpalyce de arkasından geldi.
Araba,1940 ların en şık arabası olan Cadillac tı.Harpalyce'nin ağzı mükemmel bir ''O'' şeklini aldı. Arabanın kaportasına hafifçe elini sürttü.
''Araba ne güzelmiş''
Alastor tam bir centilmen olduğu için arabanın arka kapısını Hatishko ve Iposh'a açtı,içeri girdiklerinde ise kapıyı yumuşak bir sesle kapattı.Sonra ön yolcu kapısını Harpalyce için açtı.
-Buyurun.
Harpalyce'nin kapısı aynı ses ile kapandı.Alastor da arabaya bindi.
Veelerin binasının önünde durdular.Arabadan çıkmadan önce Harpalyce heyecanlı heyecanlı :
-İçeri ön kapıdan giremeyiz,bence arka kapıdan girmeliyiz,orada kameralar ça-
Iposh sözünü kesti:
-Gerek yok.Şimdilik.
Alastor başını salladı.
-Haklısın.
Arabadan indiler,içeri girdiler.İçerisi aşırı lükstü.Hatishko:
-Vox seni buraya mı getirmişti,Harp?
-Evet.
Güvenlik görevlisi yanlarına geldi.Şüpheli bakışlarla Harpalyce'ye adını sordu.Cevap aldıktan sonra durdu.Muhtemelen tanımıyordu.Harpalyce:
-Vox Beylere söyleyin o beni tanıyorlardır.
Güvenlik görevlisi telefonla yaptığı bir kaç saniye sonunda Harpalyce'ye baktı.
-En üst katta bekliyorlar sizi,Harpalyce Hanım.
Iposh,Harpalyce'ye ''gördün mü''bakışı attı.Harpalyce:
-Haklıymışsın.
Asansörlere geldiklerinde Harpalyce duruşunu düzeltti.
-Merdivenlerden gitsek olmaz mı?
Harpalyce,evet bu kaotik,özgüvenli,kız asansörden korkuyordu.Bunu göstermek istemedi.Asla yapamazdı.Hatishko ve Iposh a bile söylememişti.Bir an kendini kötü hissetti.Niye bunu en yakın arkadaşım dediği kişilere anlatmamıştı ki ?
Iposh'un sesi bu düşüncelerini bıçak gibi kesti.-
-27.Kata çıkmamız gerekecek.
-27.....Uğurlu sayım.
Harpalyce gergince gülümsedi ve asansöre bindi.Asansör aynasında kendi saçlarını düzeltmeye başladı.Korkuyordu,ama bunu belli etmek istemedi.Asansöre girince sessizleşmişti.Kat numarasının gözüktüğü yere baktı. 12....13...14....27 oluncaya kadar bekledi.Sanki sadece saniyeler değil yıllar geçiyormuş gibi hissetti.Bu süreç içinde konuşmadı,bağırmadı,ağlamadı.Bu onun için yeni bir rekordu.
Hatishko'ya baktı.Genelde duygularını ilk o anlardı.Hatishko ona baktı.Gerginliğini anlamıştı.Yanına eğildi:
-İyi misin?
-Evet! Niye sordun ki
-Bilmem. dedi ve gitti.
Neyse,dedi içinden.Vox'un kapısını çaldı.Nazik ama talepkar bir tıklatmaydı bu.İçeri girdiklerinde herkes etrafa bakıyordu.Harpalyce direkt Vox'a bakıyordu. Vox ona baktı.Sırıttı.
-Oooo,bakıyorum da kim gelmiş.
Harpalyce gülümsedi.
-Ben geldim.Özledin mi?
Vox,onun yerine Alastor'dan bahsediyordu.Bir an yüzü düştü.Alastor'a baktı.O da hiç memmun değildi.Vox :
-Eski dostum...Demek yine karşılaşacaktık ha?
Harpalyce boğazını nazikçe temizledi.Kontrolü eline almaya çalışıyordu.Vox'a baktı.
-Şu bahsettiğin ,televizyon shovunu yeniden düşündüm.Tamam,demeye geldim.
Iposh karşı koymaya çalıştı. Hatishko sakince:
-Bırak,yapsın.Aklında bir fikir var,yoksa da bulur.
Vox'un sırıtması genişledi.
-Sonunda doğru bir karar almışsın.10 dakika hazırlanıp,kameralara çıkacaksın.
Harpalyce ne olduğunu anlayamadan bir kaç kişi onu hazırlanma odalarına götürdü.Harpalyce'ye makyaj yapmaya başlamışlardı.Biraz korkunç oluyordu.Iposh aralarından sıyrıldı.Harpalyce'nin makyajı ile ilgileneceğini söyledi.Fondöteni Harpalyce'nin yüzüne sürerken ''Aynı eski günlerimizdeki gibi'' diye mırıldandı.Makyaj bitmişti.Harpalyce aynaya baktı.Gülümsedi.Beğenmişti.Bir adam onu çekiştirdi.Bir baktı ki sahne tam karşısındaydı iki koltuk bir ekran...Babasının dünyada sarhoşken izlediği programlara benziyordu.Hatishko ve Iposh en ön sırada oturmuş,onu izliyordu.Harpalyce onlara bakınca ikisi de basparmaklarini havaya kaldırdı.Alastor Harpalyce'nin tamda arkasında duruyordu. Vox sahneye çıktı.Her zamankinden daha da şıktı.Vox oradaki küçük kameraya bakıp programı sundu.
-Evet sayın seyirciler iyi günler.Bugün sizlerle biri ile beraberiz. Kimi onu en iyi aktris olarak tanıyor. Kimisi onu kumarbaz deli olarak... Bu kişi kim diye merak ediyorsanız, karşınızda HARPALYCE
Harpalyce bir adım attı. Kameralara selam verdi. Alışık olduğu teatral ses tonuyla:
-Selamlar herkese ben Harpalyce, öncelikle bu programa katılma teşrifini bana verdiği için Bay Vox'a çok teşekkür ederim.
Sonra koltuğa büyük bir nezaket ile oturup bacak bacak üstüne atıp saçlarını kulağının arkasına attı. Bir yandan göğsünün üstünü ovuşturup duruyordu.
Vox kağıtları büyük bir ses ile düzeltirken:
-Buraya gelmekle ne iyi yaptınız Harpalyce Hanım! Bizi çok memnun ettiniz. Nasılsınız?
Harpalyce gülümsedi. Gülümsemesi sahte bir samimiyetti.
-İyiyim, sorduğunuz için teşekkürler. Siz nasılsınız?
"Siz" kelimesini bastırarak söylemişti.
Vox bir kahkaha attı.
-Bizde iyiyiz teşekkürler. Şimdi hazırsan sorulara geçelim.
Harpalyce yutkundu. Gülümsemesi bir saniyeliğine küçüldü ama sonra geri geldi.
Vox sordu:
-Sizin hakkınızda bir sürü konuşmalar var hangisi doğru.
Harpalyce:
-Çoğunu siz çıkardınız gerçi ama... 10 dakikalık aralar ile farklı farklı.. Personalar yazmışsınız bana. Birinde, Alastor'un ikiziyim...öbüründe ise Alastor'un öğrencisi ..
Vox'un sırıtması bir anlığına dondu. Sonra bir kahkaha attı:
-Kanıt?
Harpalyce telefonunu gösterdi. Gerçektende öyleydi. Vox hala gülümsemesini koruyarak sordu:
-Peki hangisi sensin?
Harpalyce hafifçe saçını düzeltti. H harflerini kullanmadan bir cümle kurması gerekiyordu heyecanlandigi için yanlış konuşmak istemezdi. Bir dakika durdu. Sonra Vox'a döndü.
--Benim ne diyeceğimin bir önemi yok ki.
Vox:
-Var.
Harpalyce ekledi:
-Sonuçta buraya sadece 2 saat duruyorum.
Anlatım bozukluğu yapmıştı. Umarım kimse farketmez, diye düşündü. Vox farketmişti.
-Henüz konuşamıyorsun bile nasıl buraya çıktın ki?
Harpalyce kaşını hafifçe çattı.
-Konuşamadım, erkesin bir....kusuru vardır. Kusursuzum demiyorum ki. Ayrıca ne söylediğinin bir önemi cidden yok..zaten değiştireceksiniz. Haberciliğin birinci kuralı...halka doğru bilgi vermektir. Üç tane birbirini çelen bilgi değil.
Vox sırıttı.
-Öyle mi dersin? Sınıf arkadaşının konuşması hakkında ne düşünüyorsun?
Bir tuşa bastı ve oradaki büyük televizyonda bir çocuk konuşmaya başladı.
Harpalyce:
-Ne okulu be? Okula gitmedim ben? Bu elemanı da tanımıyorum.
Vox sordu:
-O zaman Hatishko ve Iposh kim? Sınıf arkadaşların değil mi?
Harpalyce sakince:
-Hatishko yönetmenin kızı, Iposh ise makyözum du.Cidden böyle mıktatıs...
Durdu kelimeyi düzeltmeye çalıştı.
-Mıktakıs.. Mıknakıs. Mık-na-tıs oldu. Neyse ne gibi üstüme saçma sapan şeyler yapıştıracağınıza doğru düzgün davranın be
Vox ve herkes şok oldu. Artık birşey diyemiyorlardi.
-Ayrıca dedi Harpalyce sesi titreyerek.
Ayrıca bu adamı yapay zeka ile yapmışsınız. Altta Gemini logosu var. Kesmeye ugrasmadiniz mi? Ya Facebook dayıları bile yapay zeka olduğunu söyler.
Vox'un ekranı error vermişti.
Vox bağırdı:
-KESTİK.
Kameralar kapandı. Harpalyce arkadaşlarının yanına gitti.
-Nasıldım!?
Iposh:
-Helal kız be,iyiydin valla.
Hatishko:
-İşimiz bittiyse artık gidebilir miyiz. Acıktım amına koyim.
Beraber otele gittiler. Otel Harpalyce'den imza almak için sıraya girmişlerdi. Charlie otele müşteri gelmesinin mutluluğuyla havalara uçarken , kız arkadaşı Vaggie ise onu destekliyordu. Harpalyce sırayı görünce imzaları atmaya başladı. Bir yandan mırıldanıyordu.
-Burada bile ünlü olmayı başardım helal be
O sırada bir hayranı "HARPALYCE ÇOK GUZELSINNNNNNNNNNNN" Diye bağırdı. Harpalyce bir saniyeliğine durdu. Daha once defalarca güzel olduğu söylenmişti.Guzelliginden daha çok başarısına odaklanilmasini istiyordu Ve bu sefer farklıydı. Zaten canavar gibi çirkin birşeydi. Bu iltifatı yine bir canavardan alıyordu.
-TEŞEKKÜRLER diye bağırdi Fangirl'e doğru.
"Sürekli böyle söylenmesine ihtiyacım yok" Mırıldandı.
İmza işleri bitmişti. Barda adını unuttuğu bir içeceği içiyordu. Hatishko ve İposh ise az ileride misafirlere Harpalyce'nin ünü hakkında boşboğaz boşboğaz konuşuyorlardı.
Harpalyce geçmişe gitti.
Herşey o 10 yaşlarındayken başlamıştı.Türkiye 'nin Avrupa kısmında bir şehirde yaşıyordu. Annesi zengin, yabancı bir kocaya kaçınca Harpalyce'nin babası kafayı yemişti. Alkole başlamıştı. Illegal yerlerde kumar oynamaya başlamıştı. Oradan yuksek miktarda kazandığı parayla Kıbrıs'a gidip bir kumarhane satın almıştı. Minik Harpalyce , kumarhanede yerleri süpürüyor, babasının hamlelerini az çok öğreniyordu. Babası fazla alkolden yere yıkılırsa,onu ite ite yumuşak bir yere yatmasını sağlıyordu. Kumarhane ortamından ötürü ağzı bozulmuştu, sözlükte yer almayan minnoş (!) kelimeler öğrenmişti.Bir gün babasının kumarhanesine bir adam geldi. Kel, bıyıklı siyah gözlüklü bir adamdı bu. Harpalyce'nin güzelliğini farkedip ilk once bir reklam çalışması için iş teklifi vermişti. Harpalyce de babasının borcunu kapatmak için kabul etmişti. Yönetmenin bir kızı vardı:Hatishko .Yönetmen onları bakın aynı yaştasınız,diyerek tanışmışlardı.Ilk başta mecburiyetten olan bu dostluk en yakın arkadaşlığa dönüşmüştü,Hatishko artık Harpalyce'nin gülmesine,hoslandigi kişilerin saçmalığına az cok alışmıştı Harpalyce, bu yönetmenin başka projelerinde de yer almıştı. 18 yaşına geldiğinde başka bir yönetmen ile anlaşma yaptı.Hatishko yine onun yanındaydı. Bir gece... Senarist ile kavga etti. Sahne değişikliği talep etmişti, çünkü sahnede bir erkek tarafından kurtarılması gerekiyordu. Film bile olsa Harpalyce böyle bir ezikliği kendine yakıştırmiyordu. En son sinirden dolu kadehi senaristin kafasında kırmıştı. Adamın kafasından şarapla alakası olmayan kırmızı bir sıvı gelince Harpalyce hatasını anlamıştı. Elleri titriyodu.Ağlamaya başlamıştı."Ne yapacağım ben diye Hatishko 'ya bakarken,Hatishko yanında öylece kalakalmış, duruyordu. O da şok içindeydi.Polis arayabilirdi ama yapmadı. Bunun yerine Harpalyce'yi sakinleştirip onu başka bir yere götürmek için hareket edecekken kapı açıldı.
Harpalyce "Yakalandım" Bakışı atmıştı. Geleni tanıyordu. Onun yüzüne makyaj yapan kalabalık ekipten biriydi bu. Esmer yüzlu diğer makyözlerden daha güzel bir çalışandı. İposh..
İposh kızlara baktı, sonra yerdeki adama. Telefondan birilerini aradı. Polis diye düşündü Harpalyce, yerde oturmuş boş gözlerle cesede bakarken. Iposh yalnızca temizlikcileri aramıştı. Cesedi ve kanıtları silmesi içindi. Temizlikciler her bir kanıtı silerken Harpalyce çantasından kocaman bir tomar parayı onlara firlatircasina atmıştı. Temizlikciler gittikten sonra Harpalyce
Teşekkür ederim,demişti hala titreyen sesiyle. Böyle demesi gerektiğini düşünmüştü. Bu olaydan sonra bu üçlü sıkı bir arkadaş oldu. Harpalyce'nin galalarina, film çekimlerine, ödül törenlerine gelmeye başlamışlardı. Harpalyce ünlü olunca bayağı değişmişti. Etraftaki insanlara kibirli davranıyordu. Hatishko ve Iposh a karşı böyle değildi. Onların yanında "A" Kelimesine gülen bir kızdı sadece. Beraber Harpalyce'nin maymun tipli sevgililerinin dedikodusunu yapıyorlardı, kumar oynuyorlardı,içki içiyorlardı her günahı beraber isliyorlardi. Ama Harpalyce daha çok "medya ne der" takıntısı ile hareket ediyordu.En iyisi,en güzeli, en harikası olmaya çalışıyordu.Başrol takıntısı yüzünden bir iki kişiyi daha öldürmüştü.Hatishko ve Iposha söylememişti.Estetik bağımlısı olmaya başlamıştı. Bir gün Hatishko öldü . Ölümü onu derinden sarsmıştı. Birkaç hafta depresyona girmişti. En pahalı psikologlara gitti. Aklı biraz bozulmuştu.
"" Yine görüşeceğiz" diye düşünmüştü . Bu biraz olsun iyi geliyordu. 3 yıl sonra da Iposh oldu. Harpalyce biraz daha batmıştı. Buna rağmen hala mesleğinden vazgeçmemişti. Bir gün yine çekimlerde biri arkasından ona silahla sıktı. Harpalyce kim olduğunu bilmiyordu. Ve hop buradadaydi.
Xxxx
Harpalyce aniden gelen ses ile hafifçe irkildi. Husk ti bu:
-Harpalyce Hanım? İyi mısınız?
Harpalyce başını salladı.
-Evet! Dalmışım.
Husk başıyla Harpalyce'nin içeceğindeki erimiş buzları gösterdi.
-İstersen buz ekleyeyim?
Harpalyce başını salladı:
-Olur.
Husk buzları içeceğe döktü. Harpalyce teşekkür edip içeceği ile kızların yanına geldi. Kızlar şuan yalnızdı.Harpalyce kendini onların yanına attı.
-Naber?
Hatishko:
-İyi senden? Biraz dalmıştın? İyisin değil mi?
Harpalyce başını salladı.
-Geçmiş falan ya fazla önemli değil.
Sonra köşedeki Alastor'a seslendi.
-Hey, kölecik! Bize 3 tane çikolatali donut getirsene
Iposh burnunun köprüsünü sıktı.
-Harpalyce içki içiyorsun ya, donutla ne yapacaksın. Allah'ım bu kızın damak zevki beni öldürüyor. Çöp midesin amına koyim.
Alastor hemen yanına geldi. Korkutucu, isyankar bir sesle:
-Harpalyce Hanım. Siz, fazla suyunu çıkarmaya başladınız.
Harpalyce'nin gözleri bir anlığına parladı. "Asi" diye düşündü. "Bu çok çekici" Sonra ne yaptığını farketti. Ciddi bir sesle:
-Bana karşı gelme! Ne diyorsam o! Şimdi Siktir git. Donut getir.
Alastor göt lalesi gibi ortada kalınca oradan ayrılmak zorunda kaldı.
Hatishko:
-Harp,biricik kölen senin dikkatini çekti galiba dedi fısıltı ve alaycilik dolu bir sesle.
Harpalyce:
-Saçmalama diye kükredi.Ilgimi çekmedi.
Iposh sesini yapmacık bir şekilde yumusatarak:
-Harp, hadi ama kaç yıllık arkadaşın olarak senin yanındayız. Hayatın boyunca hoşlandığın 20 kişiye de böyle bakıyordun. Kabul et.
Harpalyce düzeltti:
-23[1]
Hatishko şaşırdı:
-Ne ara 23 oldu be? Kesin garip anime erkekleridir. Neyse...
Harpalyce rahatsız olmuştu:
-Konuyu kapatın yoksa kafanıza kadeh fırlatırım.
Hatishko şaka amaçlı ellerini havaya kaldırdı. Gözleri eğlence ile parlıyordu.
-Yapar beklerim ondan.
Bu eskiye bir göndermeydi.
Harpalyce bağırdı:
-GİDİYORUM BEN BE!
Iposh:
-Donutun ne ola-
Harpalyce sözünü kesti.
-Siz yiyin amına koyim. Al şunu bunu da için. Zıkkım yiyin.
Hızlıca kalkıp, üst kata doğru yürüdü. Yürürken bir iki kez ayağı kayar gibi oldu ama umursamadı.
Hatishko arkasından kikirdamaya başladı:
-Bir anda tsundere oldu. Sanırım regl döneminde falan...
Harpalyce odasına gidip kapıyı sertçe kapattı, duvardaki lamba, çerçeveler hepsi titredi sonra kendini yatağa attı. Ne ara uyuduğunu hatırlamıyordu.
[1] evet 23. crushum
