Cherreads

Chapter 44 - "Krallığın Yeni Düzeni"

Kral, "Sessizlik!" diye bağırarak konuşmasına devam eder. Eski kralın ölümü ve krallığımızın çöküşü üzerine her şeyi baştan ve yeniden yaptık. Hain Karaların saldırısı bizi yıpratmıştı ama ben, kralınız Valerius, ne yaptı? Bu çöküşten sizi kurtardı, embesiller! Hâlâ bana kin mi güdüyorsunuz? İstediğinizi yapın, sonuç belli. Kral benim, siz de halksınız. Ya seve seve bu krallıkta benim emrim altında yaşayın ya da defolup gidin. Tabi hayatta kalabilir misiniz, orası beni ilgilendirmez.

Bu sözlerin ardından halk sessizleşmeye ve fısıltılar ile konuşmaya başlar, kralın gözüne batmamak için. Ne kadar memnun olmasalar da kralın sinirini çekmek istemezler.

Halkın sinirli bakışını üzerinde hisseden kral konuşmaya devam eder.

"Sözü olan yoksa dinlemeye devam edin. Bundan böyle krallığın yeni yüz yıla ayak uydurması gerek. Kara, Aya ve daha birçok düşmanlar bizim büyümemize, hatta yaşamamıza bile engel oluyor. Bunu kim ister ki? Soruyorum size. İstediğiniz zaman gidemediginiz yerler, istediğiniz zaman yiyemediğiniz yiyecekler, hatta en çok şikâyet edilen konu, rahat bir şekilde uyuyamamak. Sizi tedirgin ediyor, değil mi? Siz benim sizi düşünmediğimi sanıyor olabilirsiniz ama sizi düşünmezsem kendim nasıl en tepede durabilirim? Halkını ezen kral sizce gerçek kral mı? Sizin seçimleriniz ve istekleriniz üzerine kral oldum ve benim yaptığım şeyleri eleştirecekseniz gelin de karşıma çıkın bakalım, kim kral olmaya daha layık?" diye bağırır.

Sonra sesini tekrar alçaltır.

"Diyorum ki artık güçsüz krallığa son. Güçlenmemiz gerek. Bu yüzden herkes çabalamalı. Bundan böyle işler değişti. Herkes bir işi değil, her şeyi beraber yapacak. Sizin için günler hazırladım. Güzelce dinleyin. Günlük yapılacaklar ve görevler listesi kişiye göre ve statüsüne göre değişir. Şehir merkezinde normal halkın veya askeri personelin veya bir iş sahibi kişilerin, hatta işsizlerin bile listesi hazırlandı. Herkese göre iş var ve işe göre hizmet var. Devam ediyorum bu plandan ayrı.

Pazartesi sadece inşaat ve şehir düzenlemeleri olacak.

Salı av ve yiyecek toplamak.

Çarşamba şehir içindeki eksikler giderilecek.

Perşembe sessiz bir gün olmasını istediğim için kafanızı çalıştıracak şeyler yapacaksınız, gerzekler. Biraz akıllanın.

Cuma ise savaş becerilerinizi geliştireceksiniz. Olası bir saldırıda bu krallığı kim koruyacak ha? Tabii ki de siz.

Cumartesi araştırma günü olacak. Geziler ve toplu araştırmalar olacak.

Pazar günü..."

Halktan biri bağırır:

"Neee? Pazar günü de mi bir şey var? Dinlenmek yok mu?" diye haykırınca...

Kral Valerius tekrar sinirlenir.

"Sersem! Tabii ki her gün bir şeyler yapacaksınız. Artık yatma, dinlenme veya diğer boktan işler yok. Sadece krallığın büyüyeceği şeyler var. Evet, devam ediyorum. Pazar günü de duruma ve eksikliğe göre değişerek çoğunluk olarak klanlara yardım ve isteklerini giderme üzerine olacak. Sonuçta artık krallığımıza bağlı birçok klan oldu. Yardımlaşmak hem onlar hem bizim için büyük fayda sağlarken, savaş becerilerinizi de bazı klanlar yardım etmekte üstlenecek. Yani artık aylaklık yok. Anladınız mı?"

Halk hâlâ sessiz şekilde dinler.

"Anladıysanız iyi. Devam ediyorum. Şehrimizde yapacağımız binalar ve gelişmeler şu şekilde olacak. 1. planımız, savaş gücümüzü artırabilmek için eğitim arenası ve bu arenada aylık, haftalık, hatta yıllık olarak gösteriler düzenlenecek. Alt yapısı çoktan oluştu, sadece yapımı biraz vakit alacak. Burada ordumuzun güçlerini bizzat ben gözlemleyerek ilerideki olağandışı bir savaşta yeterli olup olmadığımıza karar vereceğim. Tabii bir de istisna olarak savaşçı düzenimiz de buna göre değişecek. Yüksek savaşçıların da özel muamele görmesi olanaklı bir durum. Bu yüzden çocuklarınızın en önemli olması gereken pozisyon askeri güçtür. 1 askeri personel, 10 kişilik ailenin gelirini karşılayabilecek bir muamele görecektir."

Halk biraz sessizlikten sonra heyecanlanarak bağırmaya başlarlar.

"Ne? Nasıl böyle bir şey mümkün mü?"

Bazıları:

"Bu çok iyi bir fırsat, kendimi geliştirmem lazım. Eğer asker olursam istediğim hayatı yaşayabilirim."

gibi cümleler kurmaya başlarlar.

Kral sinsi şekilde sırıt arak devam eder.

"Bunun dışında arenada büyü gücü, fiziksel güç veya enerji gücünüze uyularak rütbeler belirlenir. Ayrı yerden ise yeni doğan çocuklarınızın ileride güçlü olabilecek bir asker olduğunu öğrenmek isterseniz araştırma grubumuzdan çocuklarınızı denetleyebilirsiniz. Burada çocukken ki gücü, enerjisi ve büyü gücü dikkatle ve itinayla ölçülür. Eğer çocuğunuz ileride güçlü bir asker olabilecek güçteyse devlet sizden çocuğunuzu hem ders hem eğitim hem diğer bütün eylemlerini gidermek için satın alır. Yani çocuğunuzu devlete satmak deyince aklınıza kötü bir şey gelmesin. Devletimiz çocuğunuzu güzel şekilde ağırlayarak ileride daha üstün bir askeri personel olmasına yardımcı olur ve her ay size çocuğunuz için ödeme yapar. Ve bu ödeme 3 kişilik bir aileyi doyurabilecek bir paradır."

Halk sevinerek atlamaya başlar.

"Çok yaşa kralımız Valerius!"

Kral sinsi bir gülüş atarak:

"Söyleyeceklerim bu kadar. Bir dahaki konuşmamda gelişmeleri halkıma tekrar açıklayacağım ve bazı klan liderleri de benimle sizin karşınızda yer alacak. Kendinize iyi bakın, çalışmaktan asla kaçınmayın."

diyerek malikanesine geri girer.

Halktan bağırışlar şu şekildedir:

"Yaşasın be! İstediğimiz işlerde ve becerilerde sıralanacağız. Hatta savaşçı olabilirsek hayatımız ne güzelleşir, düşünsene."

diyerek birbirlerine sarılanlar...

Diğer yanda:

"Askerlik harbiden de şu anda en mantıklı olan. Ama denememiz lazım. Acaba arena ne zaman açılacak? Belki rütbeli bir asker olabiliriz."

diyenler.

Diğer yandan hamile bir kadının:

"Aşkım, baksana. Biz daha kendimizi doyuramazken, eğer çocuğumuzun devletin okutmasına ve bakmasına izin verirsek çok iyi olmaz mı? Hatta bize ödeme bile yapacaklar. Şu durumdayken ne duruma geleceğiz?"

"Evet canım, evet. Doğru söylüyorsun. Bakalım çocuğumuz hemen doğsa da belki güçlü, hatta düşünemediğimiz kadar güçlü olabilir."

derler.

Kral malikaneye girer ve:

"Sersemler, gördün mü? Ne kadar sersemler! Sizin vergilerinizi geri veriyorum. Hatta öyle bir plan ki arena planım tıkır tıkır. Bilet satmaya karar verdim. Para ile deneme yapacaklar zaten. Yılda ne kadar gelir geleceğini düşünsene. Aylık, hatta haftalık kumar gibi denemek isteyenler olacak ama sadece güçlüler geçecek. Sizin gibi normal halktan olsa olsa işçi olur. Benim ve krallığım için çalışacaksınız, köle gibi."

diyerek gülmeye başlar.

Sonra şövalyeye dönerek:

"Bugün merkezdeki havuzu güzelce temizleyin ve oraya bir tasarım kurun. Asker olabilirmişsiniz, isterseniz deneyin."

diyerek altına bir delik ve deliğin altına da attıkları paranın girmemesi için mıknatıs...

"Dediğim gibi, sadece bu şans oyununa bile para basacaklarına eminim. Ve bakacağım halkın ne kadar salak olabileceğine. Hahaha!"

diyerek tekrar gülmeye başlar.

Halk yavaş yavaş konuşma bitince dağılmaya başlar. Şehirde gezenler ve ihtiyaçlarını giderenler çoğalır. O sırada ışıklarla merkezdeki fıskiyeli havuz açılışı yapılır.

Biri sorar:

"Efendim, bu tam olarak nedir acaba?"

Açılışı yapan kişi:

"Bu, bir nevi güç ölçücü. Asker olabileceğinizi ölçer. Bakın, demir bir bozukluk atarsınız ve havuzun dibindeki deliğin içine girerse demek ki o güç sizde vardır. Bu sadece denemek isteyenler için kralın bir armağanı. Ne de olsa şu anlık grubumuz küçük olduğundan herkesi hızla bilimsel olarak ölçemiyoruz. O yüzden de kralımız, bu halktaki sabırsız kişilerin sevineceği bir tasarım yaptırmıştır. İsterseniz buyrun deneyin ama sonuç ne olursa olsun üzülmeyin. Çünkü bir anlık olabilir. Bir daha denediğinizde girmeyeceğinin garantisi yok."

deyince havuzun etrafını sarmaya başlarlar.

Ama sonuç hiç değişmez. O gün cebindeki bütün parayı atan kişiler bile olur. Belki de yarın akşamki yemek parası olanlar bile...

Ama hayat da biraz böyledir. Kandırılmaya müsait isen, kandıranı şikâyet etmek mantıksızdır.

More Chapters