Cherreads

Chapter 4 - GERÇEKLERİ SÖYLE

Elimdeki kamera kayıtlarını fotokopileri birkaç kişinin dosyası ve laptop ile sorgu odasına girdim jungkook stella'nın karşısında sadece gözlerinin içine bakarak oturuyordu eşyaları masaya bırakıp kıza baktım "telefonun nerde?" dedim bana baktı "bilmiyorum galiba clyde'yi bulduğumuzda düşürdüm" sinirlerim daha çok gerildi "doğruyu söyle Stella telefonun nerde" ayağa fırlamaya çalışırken bağırdı "BİLMİYORUM DEDİM YA" sonra geri oturdu elimdeki fotoğrafları çıkartıp önüne serdim kayıtlardaki adama benziyenleri.

"tanıdık gelen birileri varsa ayır" dedim 3 kişiyi kenara ayırdı ve bana tekrar bağırıp çağırmaya başldı jeon'a sandalyeden kalkmasını söyledim kalkınca sandalyeyi kendime çekip ters bir şekilde oturdum "telefonun nerde" diye tekrar sordum. Her seferinde aynı cevabı aldım sabrım taşınca oturduğum sandalyeyi alıp sinirle duvara fırlattım ve masaya birkaç kere vurdum. "kızım ordan bakınca katıksız aptalamı benziyoruz he" diye bağırdım ona bana bakıp yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirdi ona kayıtlardan çıkarttırdığım fotoğrafı gösterdim "BU SANA BU GÜN VERDİĞİM TELEFON STELLA BANA BİZE TÜM HERKESE BUNUN NE DEMEK OLDUĞUNU AÇIKLA YOKSA KAFAYI YİYCEM" diyerek üstüne yürüdüm jeon kolumdan tutup beni geri çekti ve sakince konuştu.

"Stella flaming bu gördüğünüz telefon sizin her iki telefonunuzda hacklenmiş ve telefonunuzun sizde olması gereken yerde sizde değilmiş bunun bir açıklaması olmalı ya katili tanıyor ve sessiz kalıyorsunuz ya da katil ile iş birliği yapıyorsunuz tüm ifadelerinizde çelişkileriniz var" dediğinde Stella dahada büyük bir kahkaha attı ve ona tokatı yapıştırdım jeon beni belimden tutup dışarı çıkardı "buna devam etmemelisiniz bayan anabel yoksa işinizden olursunuz sakinleşince gelirsiniz" diyip içeri girdi bende sorgu odasının arkasındaki izleme yerine gittim şef bana öfkeyle bakıyordu jeon sorguya devam etti.

"bayan flaming lütfen doğruları söyleyin bize"

"doğruları söylememimi istiyorsun?"

"evet hanım efendi lütfen doğruları anlatın"

"tamam o aynanın arkasındaki ortağın var ya asıl katil o bayım bana o telefonları verip kendisi hackledi arkadaşıma saldırması için adam tuttu arkadaşımın sevgilisini aldı ve onu aldattığına dair dedikodu çıkarttı her şey o kadının başının altından çıktı"

"hayır hanımefendi bayan anabel sizin iyiliğiniz için sağlığından oldu tüm dedektiflik ofisi olarak buna şahit olduk uykusuzluk ve aç kaldığı için ki bunu siz yaşayın diye yaptı kendi sağlığını göz ardı etti ve siz kalkıp ona karşı böyle bir saygısızlık yapamazsınız"

"madem bizi o kadar önemsiyordu neden 3 cinayetin işlenmesine ve arkadaşımın yaralanmasına izin verdi?!!"

"telefonunuzu en son kime verdiniz"

"kimseye vermedim"

"telefonunuzu isteyen biri oldumu"

"olmadı"

"bayan yalan söylemeyin elimizde deliller var"

"ne deliliymiş o"

"bu gün kimliğini tespit edemediğimiz biriyle konuşuyordunuz ve o sizden telefonunuzu istedi"

"hayır böyle bir şey olmadı" dediğinde jeon bilgiseyardan ses kaydı açtı "ben giriyorum" diyip sorgu odasına girdim ellerimi göğsümde kavuşturup jeon'un arkasında dikildim kayıt bitince konuştum "kimliğini tespit edemiyoruz çünkü bu kasaba kayıtlarında öyle biri yok".

"tespit edemiyorsunuz çünkü işinizi düzgün yapamıyorsunuz" dedi sabır dileyip derin bir nefes aldım onu köşeye sıkıştırmamıza rağmen hala itiraz ediyordu galiba en sonunda pes etti.

"pekiii o an ıvan ile konuşuyordum benden telefonumu istedi sebebini bilmiyorum ama vermedim ve aramızda birkaç birliktelik dışında bir şey olmadı"

Dedi jeon toparlandı ve odadan beraber çıktık "o kişi dediği çocuk değil" dedim saate baktım 23.49'du yorgundum yeni uyanmama rağmen dışarda ikimizde oturup birer sigara içtik sonra hastaneye gittik clyde hala uyanmamıştı onu ve ailesini orda bırakıp kafetaryaya indik benim için sandiviç ve meyve suyu getirdi onlara bakınca midem bulandı. "sonra yesem olurmu midem bulanıyor" kafasıyla onayladı başımı masaya dayayıp ağrımı dindirmek adına gözlerimi kapattım ve konuştum.

"kurdun mamasını vermem gerekiyor ama burayı terk edemem"

"istersen verip geliyim"

"boş ver kalsın o karnını bir şekilde doyurur onuda alıcaktım ama hastaneye sokamam"

Diyip sustum bana biraz daha yaklaştı ve ellerini saçıma koyup yavaşça okşadı ağrım olduğunu anladı galiba. Birazda olsa rahatlamışken masaya birkaç kişi oturdu jeon hemen ellerini çekip benden biraz uzaklaştı kafamı kaldıramıyordum. Aralarında gülüşüyorlardı jeon "siz neden burdasınız" dedi şaşırmıştı derin sesli biri konuştu "bizim ufaklık kendi için güzel bir kız bulmuş galiba" dedi kafamı kaldırıp ne olduğuna baktım tanımadığım 6 kişi gülümseyerek beni izliyordu. Masadan kalktım "kızın ailesini kontrol etmeye gidicem sen arkadaşlarınla kal" diyip yanlarından ayrıldım.

More Chapters