Cherreads

Chapter 27 - My homeland

Gorgeus: sevgili okuyucu... bu bölümde sana ufak bir hoşgeldin demek istiyorum. Hoşgeldin, Anavatanım olan Plapatep gibi muhteşem bir şehre hoş geldin ile karşılıyorum seni.

Şuanda hala daha o ağacın altındayım. Ve sana bahsettiğim o çoban kız da koyunlarını otlatıyor şuanda

İzninle sana anavatanımın tarihini anlatayım sevgili okuyucu. Bu şehrin tarihini gerçekten seveceğine eminim

Gorgeus: bu şehir ile ilgili ilk kalıntılar ırklar savaşından hemen sonrasına kadar uzanıyor. Irklar savaşı sonrasında benim ırkım bu bölgelere göç etmiş ve güneye gelmiş. Daha sonrasında ise belirli başlı nüfus bölgeleri oluşmuş. Ve parape nüfus bölgesi de plapatep şehrinin temellerini oluşturmuş.

Ama şehrin kuruluş öyküsü bundan çok daha ilginç

Burası eskiden deniz ürünleri ve et ticaretinin yapıldığı önemli ve büyük bir kasabaymış. Ama sonrasında buraya akan paraya korsanlar göz dikmiş. buraya akınlar düzenlemişler ve burayı acımasızca Yağmalamışlar.

Ve o dönemlerde kasaba para sahibi olan güçlü ailelerin bir meclisi ile yönetiliyormuş. Hem kodamanlara hem de korsanlara dayanamayan halk ise isyan etmişler.

Gorgeus: İsyanın başında ise halk kökenli bir isim varmış, Eledriel Asparov. Bu kadın isyanın başını çeken en büyük isimmiş. Ki Eledriel benim idolüm. Kendi devrimimi yaparken aklımda olan en büyük şey Eledriel kadar büyük bir devrimi yapıp yapamayacağım ile ilgili düşüncelerdi, işte kendisi hem benim hem de bu şehrin tarihi için bu kadar önemli bir kişilik.

Eledriel isyan ile başa geçtiğinde ilk olarak eski sistemin oluşturduğu zengin kodamanların hazinelerine el koyuyor ve 0'dan bir devlet hazinesi kuruyor. Şehre cumhuriyet rejimini getiriyor ve bir halk meclisi açıyor. Devlet hazinesi ile ilk olarak bir ordu kuruyor ve şehir içinde altyapı oluşturuyor. Bu devlet için bir anayasa çıkarıp halk refahı ve mutluluğunu esas alan bir medeni kanun çıkartıyor. İşte plapatep şehri böyle kuruluyor. Ancak burada kurulan tek şey plapatep şehri değil sevgili okuyucu. Burada aynı zamanda bir ülke kuruluyor.

Bu ülkenin ismi ise Erinu Cumhuriyeti. Ki Erinu Cumhuriyeti de benim doğduğum ülke aynı zamanda.

Gorgeus: Erinu kelimesi ise benim dilimde "ereio" kelimesinden geliyorm ereio kelimesi benim dilimde özgürlük kavramına denk geliyor. Devletin resmi adi ise "Erinu Haggle repiblio" yani "Özgür Kişiler Cumhuriyeti"

Plapatep kelimesi ise Eledriel'in bu şehir için söylediği bir ünvandan geliyor. "Plapener va querro " yani "yücelikler şehri" Plapatep kelimesi aslında bu anlama geliyor...

Ama bunun yanında, cumhuriyetin çöküşü ve şehrin yıkıldığı kısma gelelim. bu önemli çünkü burası hem doğrudan benimle ilgili hem de şuanda sanal uzayımın içindeki plapatep benim devrimimden önceki hali olduğu için maalesef ki devrim sonrası halini sana gösteremeyeceğim. iznin ile anlatmaya başlıyorum

Gorgeus: cumhuriyetin çöküşü benim devrimim ile oldu, başlattığım ihtilalin 7 aleme yayıldığını zaten söylemiştim. fakat tarihi arka plana baktığımızda tam 6 ulusun çökmesine ve neredeyse bütün ülkelerin ağır yaralar almasına neden oldu. Ve bu yıkılan ülkelerden birisi de anlayacağın üzere Erinu Cumhuriyeti

Benim devrimimden sonra yıkılıyor ve yerine yeni devletler kuruluyor. plapatep ise bir şehir devleti oluyor ve benim hapishanem olmak üzere yeniden tasarlanıyor 

evet sevgili okuyucu, bu şehrin tarihi kısaca böyle. istersen hala erinu cumhuriyetine bağlı olduğu, yani sanal uzayımdaki halini gösterebilirim. gerçi bunun bir önemi yok, istesen de istemesen de göstereceğim zaten 

Gorgeus: öncelikle, izninle şu ağacın altından kalkıp koyun sürüsünden geçeyim de şehri surlarından itibaren sana anlatmaya başlayabileyim. Öncelikle, şehrin tüm duvarları saf ve kaliteli mermerler kesilerek yapıldı. birbirine tamamen eş kare bloklar bu duvarı oluşturdu ve tüm duvar çimento kullanılmadan mermer parçaların birbirine kesme, düzeltme ve sıkıştırma yoluyla kenetlenmesi ile oluşturuldu. Duvarlar tam 30 metre yüksekliğinde ve şehrin kurulu olduğu liman hariç tüm alanı kapsıyor. 

Gorgeus: ayrıca şehrin limanı da oldukça büyük. limanı da 3'e ayırmışlar. ticaret gemileri için ayrı balıkçı gemileri için ayrı ve savaş gemileri için ayrı bir katmanı olan 3 katmanlı bir limanı var

limanın hemen arkasında market var. şehirde tüm ticaret buradan dönüyor. devasa bir pazar alanı şehirde bir şeyi alma ile ilgili bir ihtiyacın çıktığında oradan alırsın. en çok da et satılıyor. plapatep'de et ve balık sudan ucuz. Kelimenin gerçek anlamı ile... şehirdeki en ucuz şey et ve balık

neyse... şimdi, şehre girdim. içerisi tamamen aynı mermer mimari ile yapıldı. ancak hiçbir görkemli veya büyük bina göremezsin. şehir tamamen sade ve şatafattan uzak bir şekilde işlevsel olarak yapıldı. hatta merkezde bulunan ve şehirdeki en büyük bina olan hükumet binası bile göreve şatafattan uzak bir yapı. 60 metre yüksekliğinde 180 metre uzunluğunda ve 80 metre genişliğinde. 

şehrin içinde genellikle askerleri halkla karışmış biçimde görebiliyorsun. askerler halkla iç içe yaşıyor. aynı anda hem askerlik hem de polislik yapıyorlar ve orduya katılanlar maaş almıyorlar. Onun yerine devlet destekli kışlalarda kalacak yer, bedava yemek ve istekleri için standart bir harcama bursu alıyorlar

ayrıca şehirde genel olarak sokak satıcıları çok yaygın ve şehrin yemek kültürü bunlar üzerinden gelişmiş halde. evlerde mutfak yok ve yemekler sokak satıcılarından alınıyor. ah, dur. bende bir tanesinin yanından geçiyorum şuan. Ve en sevdiğim yemeği pişiriyor, etli moroi sarması

Gorgeus: bana hiç öyle bakma sevgili okuyucu, o şeyden biraz alıp hemen geliyorum. gerçekten çok lezzetli

...

Gorgeus: tamam geri geldim. Nerede kalmıştım, evet. şehirdeki kültür hakkındaki şeyleri anlatıyordum.

bunun yanında şehrin kaldırımları gerçekten de muhteşem. ince ama sağlam mermer parçalarından yapılmışlar. ayrıca mermerleri sokak sokak farklı renklere boyamışlar. renkler ve renk tonları sokakları anayolları ve mahalleleri ayırıyor. yani plapatep aynı zamanda renklerin de şehri. zaten 2. en gelişmiş sektörü ise boya ve boya ticareti 

ve gelelim bu kadar çok mermerin nereden bulunduğuna gelirsek

Plapatep'in çok yakınında tamamen mermerden oluşan bir dağ var. zaten o dağın varlığı bu büyük mermer rezervini de tek başına karşılıyor. ayrıca şehir şatafatlı olmasa da ticari olarak heykeltıraşlık oldukça gelişmiş bir sektör. seramik ve heykeltıraşlık bu şehrin ekonomisinin ana damarlarından başka bir tanesi

Gorgeus: şunu da söylemem gerek ki bu şehri seviyorum, gerçekten. ama gelelim neden bu şehrin devrimime kurban gittiğine? kurtuluş için ufak bir bedel. işte, Plapatep devrimimin merkezi olup yıkılmadan önce böyle bir yerdi sevgili okuyucu. burası benim anavatanım ve Erinu cumhuriyetinin başkenti. şimdi hatırlıyorum da benim devrimimden önce ne güzel bir yermiş burası 

Ah... bu bölümde diyebilecek başka bir şeyim kalmadı sevgili okuyucu. bir sonraki bölümde sana kararlarım ile ilgili detayları, bazı bilmediğin şeyleri ve diğer önemli mevzuları anlatacağım... ben şimdi izninle tekrardan o ağacın altına gideceğim. Birazcık da olsa yemeğimin tadını çıkartmak istiyorum. Bir sonraki bölümde görüşürüz.

More Chapters