Öğleden sonra serbest zamandı.
Tesisin arkasındaki küçük göl, öğrencilerle dolmuştu.
Kaito, hiç düşünmeden suya atladı.
"Buz gibi!" diye bağırdı, çıkarken.
Herkes güldü.
---
Akira, kıyıda oturup ayaklarını suya soktu.
Yui, yanına oturdu.
"Sen girmiyor musun?"
"Belki sonra."
Yui, suya bakarak gülümsedi.
"Sen hep 'belki sonra' diyorsun."
"Bazen sonra gerçekten gelir."
---
Reon, biraz ötede, bir ağaca yaslanmış duruyordu.
Kaito, ona doğru su sıçrattı.
"Gel sen de!"
Reon, ıslanan kolunu silkeledi.
"Hayır."
Ama sesinde, her zamankinden daha az sertlik vardı.
---
Akira, sonunda ayağa kalktı, Reon'un yanına gitti.
"Hadi. Yarışalım."
"Neyle?"
"Kim daha hızlı o ağaca dokunur."
Reon'un gözleri hafifçe parladı.
"Kaybedersen ağlama."
---
İkisi koştu.
Reon önde başladı ama Akira açığı kapattı.
Ağaca neredeyse aynı anda dokundular.
"Berabere," dedi Akira, nefes nefese.
"Hayır, ben kazandım."
"Aynı anda dokunduk."
---
Tartışma, kahkahaya dönüştü.
Kaito, uzaktan izleyip gülüyordu.
Yui, telefonuyla onları çekti.
Reon, fark etmeden, gülümsüyordu.
---
Gün batarken, herkes tesise döndü.
Islak saçlarıyla, güneşte kurumaya çalışarak yürüdüler.
Akira, Reon'a baktı.
"Gördün mü, eğlendin."
Reon, cevap vermedi.
Ama itiraz da etmedi.
---
