Cherreads

BU BEDEN BANA AİT DEĞİL

Ebru_Öztürk_4984
14
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 14 chs / week.
--
NOT RATINGS
239
Views
Synopsis
Öldüğünü sandığı anda gözlerini açtı. Ama bu onun bedeni değildi. Reyhan, sevgi görmeden geçen bir hayatın ardından, nefret edilen bir kadının bedeninde uyanır. Bu dünyada “Reyhan” uğursuzdur, istenmeyendir ve ölmesi beklenendir. Kaçmak ister… fakat bu bedenin geçmişi, günahları ve borçları vardır. Ve üç adam. Biri soğuk ve acımasız, biri gülümseyerek yıkan, biri ise sahiplenerek yok eden… Reyhan, farkında olmadan üç kader bağına sürüklenir. Her bağ onu hayatta tutarken aynı zamanda biraz daha bu bedene zincirler. Bağ kurmak güç kazandırır. Ama bedeli vardır. Bağ kurmamak ise yavaş bir ölüm demektir. Bu dünyada aşk bir kurtuluş değildir. Bir sınavdır. Reyhan, bu bedenin kaderini kabullenip boyun mu eğecek, yoksa herkesin yanlış sandığı bu bedeni kendi kaderine mi dönüştürecek? Kaçış yok. Seçim var.
VIEW MORE

Chapter 1 - BU BEDEN BENi İSTEMİYOR

Uyandığımda ilk hissettiğim şey nefessizlikti.

Göğsüm sıkışıyordu. Sanki biri beni bu bedene zorla tıkmış, sonra da kapıyı kilitlemişti. Gözlerimi açmaya çalıştım ama kirpiklerim ağırdı. Bu ağırlık, uykudan değildi. Bu bedenin bana direnişiydi.

Nefes aldım.

Almaması gerekiyormuş gibi.

Oda karanlıktı ama yalnız değildim. Bunu biliyordum. Çünkü karanlığın içinden gelen o bakış… tenime değiyordu. Gözlerim netleştiğinde, yatağın kenarında duran adamı gördüm.

Uzundu. Genişti. Yüzü ifadesizdi.

Ama elindeki bıçak… gerçekti.

Kalbim hızlandı.

Bu bir rüya değil, dedim kendime.

Çünkü korku bu kadar net olmazdı.

Uyandın," dedi adam.

Sesinde duygu yoktu. Ne öfke ne merak. Sanki bir eşyanın çalışıp çalışmadığını kontrol eder gibiydi.

Konuşmak istedim. Dilim ağırdı.

"Kim…?" diye fısıldadım.

Adam başını hafifçe eğdi.

"Bu soruyu sormaman gerekiyordu," dedi.

O an fark ettim.

Bu ses…

Bu bedenin hatırladığı bir sesti.

Ama ben hatırlamıyordum.

Panik içimde kabardı. Gözlerimi kendime çevirdim. Ellerim… büyük değildi. Ama bana ait de değildi. Tırnaklarım kırılmıştı. Derimde morluklar vardı. Bu beden çok şey yaşamıştı.

Ve ben, onun yerine uyanmıştım.

Adam bir adım yaklaştı. Bıçak, ışığı yakaladı.

"Senin burada olmaman gerekiyordu," dedi.

"Reyhan çoktan ölmüştü."

İçimden bir şey koptu.

Demek adım Reyhan.

"Ben… ölmedim," dedim.

Adam güldü.

Bu, birinin ölümüne gülen bir kahkaha değildi.

Bu, zaten ölmüş birine bakan birinin gülüşüydü.

Tam o anda, başımın içinde bir şey yandı.

Bir ses.

KADER BAĞI TESPİT EDİLDİ.

BİRİNCİ BAĞ: AKTİF.

UYUM ORANI: %12

Dizlerim titredi.

Adam durdu.

Gözleri ilk kez değişti.

Ne yaptın?" dedi.

Ben de bilmiyordum.

Ama şunu hissettim:

Bu dünyada artık yalnızca hayatta kalmam yetmeyecekti.

Bağ kurmam gerekiyordu.

Ve bu… beni öldürebilirdi.

Bıçak hâlâ elimle aramızdaydı.

Adam geri çekilmemişti ama saldırmamıştı da. Gözleri artık beni değil, benden taşan şeyi izliyordu. İçimde kıpırdayan, bana ait olmayan ama benden doğan şeyi.

Az önce…" dedi yavaşça.

"Ne oldu az önce?"

Cevap veremedim. Çünkü başım zonkluyordu. Şakaklarımın arkasında, sanki bir kapı zorla açılıyordu. Görüntüler… bana ait olmayan anılar… bedenin geçmişi.

Bir kadın aynaya bakıyordu.

Aynadaki yüz çarpıktı. Kaşlarının arasında sürekli bir korku vardı.

Herkes ondan tiksiniyordu.

Reyhan.

Bu bedenin asıl sahibi.

Uğursuz," diyorlardı ona.

"Bu eve lanet getirdin."

"Keşke doğmasaydın."

Bir tokat sesi.

Yere düşüş.

Ve sessizlik.

Geri çekildim. Nefesim hızlandı. Bu bedenin yaşadıkları, ruhumun üstüne çöküyordu. Önceki hayatımda da sevilmemiştim. Ama burada… bu bambaşka bir nefretti.

Adam tekrar konuştu.

Bana bak," dedi sertçe.

Sesi emir gibiydi. Alışkanlık.

Başımı kaldırdım.

Reyhan bu kadar sakin bakmazdı," dedi.

"Sen kimsin?"

Bu soru…

İlk kez biri gerçekten sordu.

Tam cevap verecekken, kapı açıldı.

İçeri giren adamın varlığı odayı değiştirdi. Hava bile yön değiştirdi sanki. Uzun değildi ama duruşu rahattı. Tehlikeyi saklayan bir rahatlık.

Gülümsedi.

Demek uyandı," dedi.

"Ben uyanmaz sandım."

Beni süzdü. Gözleri bir insanı değil, bir problemi ölçer gibiydi.

Bakışları farklı," dedi ilk adama.

"Bu kız… değişmiş."

İlk adam dişlerini sıktı.

Kes," dedi.

"Bu bedenin ne olduğu belli."

İkinci adam bana yaklaştı.

Çok yaklaştı.

"Hatırlıyor musun?" diye fısıldadı.

Beni."

Hayır.

Ama beden hatırlıyordu.

Kalbim hızlandı. Midem bulandı.

İşte o an başımın içindeki ses tekrar geldi.

İKİNCİ KADER BAĞI: TEPKİ VERİYOR.

UYUM ORANI: %7

UYARI: BU BAĞ TEHLİKELİ.

İçgüdüyle geri çekildim.

İkinci adam güldü.

"Bak sen," dedi.

"Benden kaçıyor."

Sonra yüzü ciddileşti.

"Bu iyi değil."

İlk adam bana baktı.

Artık kararsızdı.

"Onu öldürmeliyiz," dedi.

"Bu Reyhan değil."

Sözler soğuktu. Kesindi.

İçimde bir şey çöktü.

Bu dünyaya gelmiştim ama yerim yoktu.

"Hayır," dedi ikinci adam aniden.

"Henüz değil."

İlk adam döndü.

"Neden?"

Çünkü…"

Bana baktı.

"Çünkü bu kız, oyunu bozabilir."

O an anladım.

Bu bedenin günahları vardı.

Ve ben… bedeli ödeyecektim.

Ama içimde bir ses daha vardı artık.

Sessiz ama kararlı.

Bu sefer kaçmayacağım.